Kurban Bayramı, Türkiye’nin deri sektörüne ham madde akışını artırarak 700-800 milyon dolarlık bir ekonomik katkı sağlayacak. Uzmanlar, doğru toplama ve muhafaza yöntemlerinin önemine dikkat çekiyor.
İstanbul Ticaret Odası (İTO) Deri, Kürk ve Saraciye Meslek Komitesi Üyesi Mehmet Musa Evin, Kurban Bayramı’nın yaklaşmasıyla birlikte Türkiye’ye ithal deri girişinin azaldığını ve bu durumun yerli deri sektörü için önemli bir fırsat sunduğunu belirtti. Evin, Kurban Bayramı’nın ham derinin çoğalması ve ham maddeye ulaşımın kolaylaşması nedeniyle sektör temsilcileri tarafından dört gözle beklendiğini ifade etti.
Kurban Bayramı döneminde elde edilen ham deriler, Türkiye’nin yüksek katma değerli üretim yapan deri ve kürk sektörüne önemli bir ekonomik ivme kazandırıyor. Bayram süresince toplanan deriler, ayakkabıdan çantaya, saraciyeden konfeksiyona kadar pek çok üründe işlenerek ihracata yönelik üretimde kullanılıyor. Sektör temsilcileri, doğru toplama ve muhafaza yöntemleriyle ekonomiye kazandırılacak ham deri miktarının artırılabileceği görüşünde.
Mehmet Musa Evin, yaptığı açıklamada, kurban derilerinin deri sektörüne ham madde olarak 700 ila 800 milyon dolarlık bir ivme yarattığını söyledi. Bu derilerin tabakhanelerde işlenmesinin ardından ayakkabı, çanta, kemer ve deri eşyası gibi mamul ürünler olarak yaklaşık 800 milyon dolarlık bir ciroya karşılık geldiğini ekledi. Ayrıca, kurban derilerinden jelatin üretimiyle de ayrı bir değer yaratıldığı vurgulandı.
Evin, kurban derilerinin başta tabakhaneler olmak üzere deri, kürk, konfeksiyon, saraciye ve ayakkabı sektörleri için kritik bir hammadde kaynağı olduğunu belirtti. Ancak, kurban derilerinin ekonomiye tam olarak kazandırılamadığına dikkat çekerek, toplama veya işleme süreçlerindeki aksaklıkların kaliteden ödün verilmesine neden olabildiğini ifade etti. Derilerin erken veya doğru yöntemlerle toplanmaması, ehil olmayan kişilerce kesilmesi ve yeterince tuzlanmaması gibi faktörlerin, istenilen kalitede ham deri elde edilmesini engellediğini vurguladı. Bu konularda daha dikkatli olunması gerektiği uyarısında bulundu.
İstanbul’da kesilen kurbanların derilerinin daha çok Tuzla ve Çorlu’daki tabakhanelerde işlendiğini bildiren Evin, Kurban Bayramı sonrasında tabakhanelere ham derilerin ulaşmasının ihale ve toplama süreçleri nedeniyle birkaç ay alabildiğini, bu durumun da tabakhanelerin kapasitelerini artırarak çalışmasına olanak tanıdığını sözlerine ekledi.
Yaz dönemine denk gelen Kurban Bayramı’nda ham derilerin özellikle soğuk hava depolarında korunmasının büyük önem taşıdığını belirten Evin, aksi takdirde derilerin bozulup zarar göreceğini ifade etti. Doğru değerlendirilen kurban derilerinin Türk deri sektörüne önemli katkılar sağlayacağını, zira bu sektörün cari fazlası veren ve kilogram değeri en yüksek sektörlerden biri olduğunu belirtti. Türkiye’nin deri sektörü ihracatının yaklaşık 2,5 milyar dolar seviyesinde olduğunu hatırlattı.
Evin, Türkiye’deki deri ve kürk sektörünün dünyada öncü konuma sahip olduğunu ve tabakhanelerden başlayarak küresel pazarda önemli bir yere sahip olunduğunu dile getirdi. Türkiye’ye gelen turistlerin akıllarında ilk sırada deri ve kürk ürünleri almanın yer aldığını da sözlerine ekledi.
Kurban derilerinin sürdürülebilir ekonomi açısından doğru değerlendirilmesinin önemini vurgulayan Evin, deri ve kürk sektörünün çevreci bir nitelik taşıdığını belirtti. Eti için kesilen hayvanların derilerinin kullanılmaması durumunda, bu doğal malzemenin doğada yok olmasının yüzlerce yıl süreceğini hatırlattı. Deri ve kürk ürünlerinin doğal ve sağlıklı olduğunu, günümüzde doğallığa dönüş trendiyle birlikte bu ürünlerin öne çıktığını söyledi. Sahte deri görünümlü ürünlerin çoğunun kanserojen olabildiğini ve kısa sürede deforme olduğunu, buna karşın gerçek deri ve kürk ürünlerinin hem sağlık açısından üstün hem de uzun ömürlü olduğunu vurgulayarak sözlerini tamamladı.
Reklam & İşbirliği: [email protected]