İsviçre Büyükelçisi Scheurer, COP31 öncesinde Türkiye ile yenilenebilir enerji ve temiz teknoloji alanlarında uzun vadeli ortaklıklar kurulması potansiyelini değerlendirdi.
İsviçre’nin Ankara Büyükelçisi Guillaume Bertrand Scheurer, Türkiye’nin güneş ve rüzgar enerjisi alanındaki tecrübesi ile İsviçre’nin temiz teknoloji ve inovasyon kapasitesinin, Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi’nin 31. Taraflar Konferansı (COP31) kapsamında somut ve uzun vadeli işbirliklerine dönüştürülebileceğini belirtti.
Scheurer, Türkiye’nin ev sahipliği yapacağı COP31 öncesinde yaptığı açıklamada, İsviçre’nin COP sürecini yakından takip ettiğini ve müzakerelerde aktif rol aldığını vurguladı. İklim değişikliğinden etkilenen bir ülke olarak COP31’e büyük önem verdiklerini belirten Scheurer, Antalya’dan somut sonuçlar beklediklerini ifade etti.
İsviçre’nin COP31’e güçlü bir heyetle katılacağını söyleyen Scheurer, Federal Konsey Üyesi ve Çevre, Ulaştırma, Enerji ve İletişim Bakanı Albert Rösti’nin Antalya’ya geleceğini duyurdu. Müzakere heyetine İsviçre Çevre Büyükelçisi Felix Wertli’nin başkanlık edeceğini ve delegasyonda özel sektör ile sivil toplum temsilcilerinin de yer alacağını ekledi.
Scheurer, Türkiye’nin yenilenebilir enerjiyi artırma ve iklim değişikliğiyle mücadele konusundaki çabalarını takdir ettiklerini söyledi. Hükümetin bu alandaki kararlılığını ve siyasi iradesini gördüklerini belirten Scheurer, İsviçre’nin yenilenebilir enerji ve enerji dönüşümü alanlarında köklü bir deneyime sahip olduğunu ve özel sektörünün inovasyon ile yeni teknolojilerde öncü konumda bulunduğunu ifade etti.
Scheurer, COP31’in, hükümetlerin yanı sıra Türk ve İsviçre özel sektörlerinin de birbirini tamamlayan yaklaşımlar geliştirebileceği bir platform olacağını düşündüğünü belirtti. Türkiye’nin rüzgar ve güneş enerjisi alanındaki çalışmalarını yakından takip ettiklerini ve bu alanda güçlü şirketlere sahip olduğunu gözlemlediklerini dile getirdi.
İsviçre’nin enerji depolama, şebeke modernizasyonu ve akıllı enerji sistemleri gibi alanlarda Türkiye’ye katkı sağlayabileceğini öne süren Scheurer, mevcut işbirliğini daha ileri taşımak için önemli bir potansiyel gördüğünü söyledi. Bu diyaloğun somut, uzun vadeli ortaklıklara ve projelere dönüştürülmesi gerektiğini vurguladı.
Scheurer, COP31’in iklim finansmanı ve Türkiye ile potansiyel ortaklıkların ele alınması açısından da önemli bir platform olduğunu işaret etti. İsviçre’nin yatırımcılarla Türkiye’deki projeler arasında bağlantı kurarak, Türkiye’nin yenilenebilir enerji dönüşümüne kalıcı bir katkı sağlayabileceğini değerlendirdi.
İsviçre ve Türkiye’deki araştırmacılar ile şirketler arasındaki ortak girişimlerin artırılmasını istediklerini belirten Scheurer, İsviçre’nin inovasyon alanındaki öncü konumu, araştırma kuruluşları ve temiz teknoloji sektörünün, Türkiye’nin uygulamaya dönük bilgi birikimi ve büyüyen teknoloji/enerji sektörleriyle bir araya gelerek değerli işbirliklerinin ortaya çıkabileceğini ifade etti.
Scheurer, Türkiye’nin güneş ve rüzgar enerjisi ekipmanları, elektrik ekipmanları ve batarya üretimindeki artan kapasitesinin, İsviçreli şirketlerin tedarik zincirlerini çeşitlendirmesine yardımcı olabileceğini kaydetti. Türkiye’nin yenilenebilir enerji yatırımlarını başarıyla hayata geçirme deneyiminin, İsviçre’nin de enerji üretimini artırma çabaları açısından faydalı olabileceğini sözlerine ekledi.
Reklam & İşbirliği: [email protected]