Küresel piyasalar enflasyon, kamu harcamaları ve jeopolitik risklerle boğuşuyor. ABD’nin borçlanma maliyetlerini düşürme planları ve İran’a yönelik yaptırımlar belirsizliği artırırken, merkez bankalarının faiz politikaları yakından izleniyor.
Küresel piyasalar, yüksek enflasyonist baskılar, artan kamu harcamaları ve jeopolitik gerilimler nedeniyle belirsiz bir seyir izlemeye devam ediyor. ABD Hazine Bakanlığı’nın borçlanma maliyetlerini düşürme girişimlerinin kısa vadeli etkisine işaret eden analistler, yüksek enerji fiyatlarının enflasyon endişelerini artırmasıyla tahvil piyasasındaki rahatlamanın kalıcı olmayacağını belirtiyor.
Yatırımcılar, ABD Hazine’nin uzun vadeli tahvil geri alımlarını artırma planlarının etkilerini şüpheyle karşılıyor. ABD Hazine Bakanı Scott Bessent, uzun vadeli tahviller için 4 milyar doların üzerinde geri alım operasyonu olabileceğini açıklarken, İran’a yönelik sert yaptırımlar uygulanacağını ve ülkenin çökerteleceğini belirtti. ABD Başkanı Donald Trump da İran’a karşı benzeri görülmemiş bir ekonomik savaş ve izolasyon ilan ederek, bu ülkeye destek sağlayan ülkelere muazzam ekonomik sonuçlarla karşılaşma tehdidinde bulundu.
ABD Merkez Bankası (Fed) yetkililerinin açıklamaları da piyasaların odağında yer alıyor. San Francisco Fed Başkanı Mary Daly, önleyici faiz artışı ihtiyacına dair acil bir kanıt görmediğini ifade etti. St. Louis Fed Başkanı Alberto Musalem ise kademeli faiz artışlarının daha olumlu olacağını belirterek, eylül ayı kararının verilere bağlı olacağını vurguladı. ABD’de işsizlik maaşı başvurularının beklentilerin altında 206 bine gerilemesi, tahvil faizlerinde yükselişe neden oldu. ABD’nin 10 yıllık tahvil faizi yüzde 4,70’in, 30 yıllık tahvil faizi ise yüzde 5,26’ya çıktı. Dolar endeksi ise yüzde 0,1 azalarak 98,8 seviyesinde seyrediyor.
Dolara olan talebin azalması altın fiyatlarını desteklerken, altının onsu yüzde 0,4 artışla 4.535 dolardan işlem görüyor. New York borsası, tahvil piyasası endişeleriyle günü düşüşle tamamladı. Dow Jones endeksi yüzde 0,15, S&P 500 endeksi yüzde 0,23 ve Nasdaq endeksi yüzde 0,45 değer kaybetti.
Avrupa borsaları, jeopolitik belirsizlikler ve artan enerji fiyatlarının etkisiyle karışık bir seyir izledi. Almanya’nın 5 yıllık tahvil faizi 2008’den bu yana en yüksek seviyeye ulaşırken, TTF doğal gaz vadeli kontratları mart ayından bu yana en yüksek seviyeyi gördü. Almanya’da Üretici Fiyat Endeksi (ÜFE) beklentilerin üzerinde artış gösterdi. Bu gelişmelerle Fransa ve Almanya borsaları düşerken, İtalya ve İngiltere borsaları yükseldi.
Asya piyasalarında da tahvil riskleri ve jeopolitik belirsizlikler etkili oldu. Japonya’da enflasyon enerji fiyatlarındaki artışla son 8 ayın zirvesine ulaştı. Bu durum, Japonya Merkez Bankası’nın (BoJ) faiz artırımı beklentilerini güçlendirdi. Samsung Electronics’in hissedar getiri planı haberleriyle hisseleri artış gösterdi. Nikkei 225 endeksi gerilerken, Kospi ve Hang Seng endeksleri yükseldi.
Borsa İstanbul’da BIST 100 endeksi günü yüzde 0,43 değer kaybederek 14.396,54 puandan tamamladı. Dolar/TL, 48,0590 seviyesinden işlem görüyor. Analistler, yurt içinde tüketici güven endeksi, reel kesim güven endeksi ve kapasite kullanım oranının, yurt dışında ise PMI verilerinin takip edileceğini belirtiyor.
Reklam & İşbirliği: [email protected]