Lazer Epilasyon Seans Arası Neden Önemli? Erken Gidilirse Ne Olur? Lazer epilasyona başlayan birçok kişi mümkün olan en kısa sürede sonuç almak istediği için seansları daha sık yaptırmanın daha etkili olacağını düşünebilir. “Bir sonraki seansı neden beklemeliyim?”, “Tüyler çıkmaya başladıysa hemen lazere gidebilir miyim?” veya “Seansa erken gitmek daha hızlı sonuç verir mi?” gibi sorular…
Lazer epilasyona başlayan birçok kişi mümkün olan en kısa sürede sonuç almak istediği için seansları daha sık yaptırmanın daha etkili olacağını düşünebilir. “Bir sonraki seansı neden beklemeliyim?”, “Tüyler çıkmaya başladıysa hemen lazere gidebilir miyim?” veya “Seansa erken gitmek daha hızlı sonuç verir mi?” gibi sorular bu nedenle sıkça araştırılır.
Oysa lazer epilasyonda seans aralıkları yalnızca randevu düzeni oluşturmak amacıyla belirlenmez. Kılların doğal büyüme döngüsü, uygulama bölgesi ve kişinin tüy yapısı seans zamanlamasında önemli rol oynar.
Vücuttaki bütün kıllar aynı anda aynı büyüme evresinde bulunmadığı için çok kısa aralıklarla lazer yaptırmak her zaman daha fazla kılın etkilenmesi anlamına gelmez. Bu nedenle seans tarihlerini mümkün olduğunca sıklaştırmak yerine kişinin kıl gelişimine göre doğru zamanlamanın yapılması önemlidir.
Lazer epilasyon uygulamalarında kıl içerisindeki pigment hedeflenerek enerjinin kıl folikülüne iletilmesi amaçlanır. Ancak vücuttaki kılların tamamı aynı anda aktif büyüme döneminde değildir.
Bir bölümde aktif olarak büyüyen kıllar bulunurken başka kıllar geçiş veya dinlenme döneminde olabilir. Bu nedenle tek bir seansta bütün tüylerin aynı şekilde etkilenmesi beklenmez.
Seanslar arasında beklenmesinin temel amaçlarından biri farklı büyüme dönemlerindeki kılların zaman içerisinde uygun evreye gelmesini beklemektir.
Bu nedenle profesyonel lazer epilasyon uygulamalarında seans planı oluşturulurken yalnızca kişinin müsait olduğu günlere değil, uygulama yapılan bölge ve tüylerin gelişim sürecine de dikkat edilir.
Kılların yaşam döngüsü genel olarak büyüme, geçiş ve dinlenme dönemlerinden oluşur. Bu dönemler anajen, katajen ve telojen olarak adlandırılır.
Anajen dönem kılın aktif olarak büyüdüğü evredir. Lazer uygulamalarında özellikle aktif büyüme dönemindeki kılların hedeflenmesi önem taşır.
Ancak vücuttaki bütün kıllar aynı anda anajen dönemde olmadığı için lazer epilasyonun belirli aralıklarla tekrar edilmesi gerekir. İlk seansta uygun dönemde olmayan kıllar ilerleyen haftalarda aktif hale gelebilir.
Seansa planlanandan çok daha erken gitmek daha hızlı sonuç alınacağını garanti etmez. Çünkü yeni kılların yeterli bir bölümünün uygun büyüme evresine ulaşması için zamana ihtiyaç olabilir.
Örneğin bir seanstan kısa süre sonra bazı tüylerin dökülmesi ve bölgenin büyük ölçüde temiz görünmesi mümkündür. Bu dönemde henüz yeterince yeni kıl gelişimi oluşmadan tekrar uygulama yapılması, seansın verimli şekilde zamanlanmamasına neden olabilir.
Bu nedenle “Daha sık lazer eşittir daha hızlı sonuç” şeklinde bir denklem kurmak doğru değildir.
Lazer epilasyon seansları için herkese uygulanabilecek tek bir gün aralığı bulunmaz. Uygulama bölgesi, kıl yapısı, kullanılan sistem ve kişinin bireysel özellikleri seans aralıklarını etkileyebilir.
Yüz bölgesindeki kılların büyüme döngüsü ile bacak, kol, sırt veya bikini bölgesindeki kılların büyüme döngüsü aynı değildir. Bu nedenle bütün bölgeler için aynı seans aralığını kullanmak doğru olmayabilir.
İlk seansların ardından tüylerin çıkış durumu takip edilerek sonraki randevu zamanı belirlenebilir. En doğru seans aralığı uygulamayı gerçekleştiren uzman tarafından kişinin gelişimi değerlendirilerek oluşturulmalıdır.
Lazer epilasyonun ayda bir yapılması gerektiği şeklinde yaygın bir düşünce vardır. Bazı bölgelerde ve bazı dönemlerde yaklaşık aylık aralıklar kullanılabilse de bunu bütün lazer uygulamaları için değişmez bir kural olarak görmek doğru değildir.
Seanslar ilerledikçe tüylerin çıkış süresi uzayabilir. Böyle bir durumda başlangıçta kullanılan seans aralığının sonraki seanslarda değiştirilmesi gerekebilir.
Bu nedenle takvimde her ay aynı güne otomatik randevu oluşturmak yerine tüylerin gelişim durumunun değerlendirilmesi daha doğru bir yaklaşım olabilir.
Seans sonrasında bölgenin uzun süre tüysüz görünmesi kişiyi memnun edebilir. Ancak bir sonraki seansı erkene almak amacıyla henüz yeterli kıl gelişimi oluşmadan lazer yaptırmak her zaman avantaj sağlamaz.
Lazer seanslarının zamanlamasında amaç mümkün olduğunca uygun büyüme dönemindeki kılları hedeflemektir.
Bu nedenle tüylerin çıkış durumu seans planlamasında dikkate alınabilir. Ancak kişinin kılları kendi başına değerlendirerek randevu tarihini sürekli değiştirmesi yerine uygulama merkezinin yönlendirmesine uyması daha doğru olur.
Tüylerin ilk kez görünmeye başlaması her zaman hemen yeni bir seans yapılması gerektiği anlamına gelmez. Görünen tüylerin yoğunluğu ve büyüme durumu önemlidir.
Bazı kıllar diğerlerinden daha erken ortaya çıkabilir. Birkaç tüy görüldüğü anda yeni seans yapılması yerine genel kıl gelişiminin değerlendirilmesi gerekebilir.
Bu nedenle seans zamanlaması yalnızca “İlk tüyü gördüm” kriterine göre belirlenmemelidir.
Vücudun farklı bölgelerindeki kıllar aynı hızda büyümez. Yüz bölgesindeki tüylerle bacak veya sırt bölgesindeki kılların büyüme döngüsü arasında farklılıklar bulunabilir.
Bu nedenle yüz bölgesinde uygulanan seans aralığı ile bacak bölgesindeki program birebir aynı olmayabilir.
Kıl yoğunluğu ve yapısı da bölgeler arasında değişebilir. Koltuk altı ve bikini bölgesinde daha kalın kıllar bulunabilirken bazı yüz bölgelerinde daha ince tüyler görülebilir.
Bu farklılıklar lazer epilasyonda kişiye ve bölgeye özel planlamanın önemini artırır.
Yüz bölgesindeki kılların büyüme özellikleri vücut bölgelerinden farklı olabileceği için yüz lazerinde seans aralıkları ayrıca değerlendirilmelidir.
Kişinin hormon durumu, tüylerin kalınlığı, yoğunluğu ve uygulama yapılan yüz bölgesi süreci etkileyebilir.
Bu nedenle internette görülen sabit bir hafta sayısını herkes için uygulamak yerine kişinin tüy gelişiminin takip edilmesi daha doğru olacaktır.
Bacak kıllarının büyüme döngüsü yüz bölgesinden farklı olabilir. Seanslar ilerledikçe tüylerin daha geç görünmeye başlaması da mümkündür.
Bu durumda tüyler henüz yeterince gelişmeden eski takvime göre lazer yaptırmaya devam etmek yerine seans aralığının yeniden değerlendirilmesi gerekebilir.
Özellikle ilerleyen seanslarda randevu aralıklarının değişebilmesinin nedenlerinden biri budur.
Hayır, seansları mümkün olduğunca sık yaptırmak otomatik olarak daha yüksek etki anlamına gelmez. Lazer epilasyonda önemli olan yalnızca kaç kez uygulama yapıldığı değil, uygulamanın doğru zamanda gerçekleştirilmesidir.
Henüz uygun büyüme evresinde yeterli sayıda kıl bulunmuyorsa kısa süre içerisinde tekrar lazer yaptırmanın beklenen avantajı sağlamaması mümkündür.
Bu nedenle daha fazla seans satın almak veya seansları daha kısa aralıklara sıkıştırmak yerine mevcut seansların doğru zamanlanmasına önem verilmelidir.
Lazer seansına erken gitmek kadar seansları sürekli ve gereksiz şekilde geciktirmek de planlanan programı etkileyebilir.
Belirlenen tarihin birkaç gün değişmesi ile seansların aylarca düzensiz hale gelmesi aynı durum değildir. Uzun süre ara verilmesi halinde kıl gelişimi yeniden değerlendirilerek yeni bir planlama yapılması gerekebilir.
Herhangi bir nedenle randevuya gidilemeyecekse uygulama merkeziyle iletişime geçerek yeni tarihin ne zaman olması gerektiği konusunda bilgi alınması daha doğru olur.
Bu sorunun cevabı kişinin mevcut seans aralığına ve uygulama bölgesine göre değişebilir. Örneğin çok uzun aralıklarla planlanan bir uygulamada bir haftalık değişiklik ile daha kısa aralıklarla gerçekleştirilen bir uygulamadaki bir haftalık değişiklik aynı şekilde değerlendirilmez.
Bu nedenle randevuyu erkene almak isteyen kişinin merkeze danışması en doğru yaklaşım olacaktır.
Özellikle tüylerin henüz yeterince çıkmadığı bir dönemde yalnızca kişisel program nedeniyle seansı önemli ölçüde erkene çekmek uygun olmayabilir.
Seanslar ilerledikçe tüylerin daha geç ortaya çıkması bazı kişilerde görülebilir. Önceden belirlenen randevu tarihi geldiği halde bölgede çok az tüy varsa bu durum uygulama merkezine bildirilmelidir.
Uzman mevcut kıl gelişimini değerlendirerek seansın gerçekleştirilmesi veya biraz daha beklenmesi konusunda yönlendirme yapabilir.
Bu yaklaşım özellikle ilerleyen seanslarda gereksiz uygulamaların önüne geçilmesine yardımcı olabilir.
Evet, bazı kişilerde seanslar ilerledikçe kıl çıkışlarının daha uzun sürede gerçekleşmesi nedeniyle seans aralıkları uzatılabilir.
Başlangıçta daha kısa aralıklarla uygulama yapılırken ilerleyen dönemlerde aynı sıklığın gerekli olmaması mümkündür.
Bu nedenle lazer epilasyon programını ilk gün belirlenen ve hiçbir zaman değişmeyen bir takvim olarak düşünmemek gerekir. Kişinin uygulamaya verdiği yanıta göre planlama güncellenebilir.
Seanslar arasındaki süre uzadığında tüylerden rahatsız olan kişiler ağda yaptırmayı düşünebilir. Ancak ağda tüyleri kökünden uzaklaştırdığı için lazer epilasyon sürecinde genellikle önerilmez.
Aynı durum epilatör ve cımbız gibi tüyleri kökünden çeken yöntemler için de geçerlidir.
Seanslar arasında tüylerin alınması gerekiyorsa uygulama merkezinin önerdiği şekilde jilet kullanılabilir. Jilet tüyü cilt yüzeyinden kestiği için kökü çekerek uzaklaştırmaz.
Jiletin kıl kökünü kalınlaştırdığı ve lazer süresini uzattığı yönünde yaygın bir inanış bulunur. Ancak jilet tüyü kökünden değiştirmez; yalnızca cilt yüzeyindeki bölümünü keser.
Kılın kesilen ucu küt olduğu için yeniden çıktığında daha sert hissedilebilir. Bu durum tüyün gerçekte kalınlaştığı anlamına gelmez.
Seans öncesindeki jilet zamanlaması ise önemlidir. Jiletin kaç saat veya kaç gün önce yapılması gerektiği konusunda uygulama merkezinin verdiği öneriye uyulmalıdır.
Özellikle yüz bölgesine lazer epilasyon yaptıran kişiler aynı dönemde profesyonel bakım uygulamalarına da devam etmek isteyebilir.
Ancak peeling veya cildi yoğun şekilde arındıran işlemlerin lazer seansına çok yakın zamanda yapılması cilt hassasiyeti açısından uygun olmayabilir.
Profesyonel cilt bakımı ile yüz lazerini aynı dönemde yaptırmayı planlayan kişilerin her iki uygulamanın tarihini belirlerken uzman görüşü alması daha doğru olacaktır.
Lazer uygulamasından sonra işlemden etkilenen tüylerin cilt yüzeyinden uzaklaşması zaman alabilir. Birçok kişide ilerleyen günler ve haftalar içerisinde dökülmeler görülebilir.
Bu nedenle lazer seansından birkaç gün sonra hâlâ tüylerin görünmesi hemen yeni bir uygulamaya ihtiyaç olduğu anlamına gelmez.
İlk günlerde tüylerin uzuyormuş gibi görünmesi de mümkündür. Bazı kıllar cilt içerisinden yüzeye doğru ilerlerken bu görüntü oluşabilir ve sonrasında dökülme görülebilir.
Seans sayısı lazer epilasyon sürecinin bir parçasıdır ancak yalnızca daha fazla seans yaptırmak üzerinden sonuç değerlendirmek doğru değildir.
Kılların büyüme döngüsüne uygun zamanlama, kişinin cilt ve kıl özelliklerinin değerlendirilmesi ve uygulamanın uygun parametrelerle gerçekleştirilmesi birlikte önem taşır.
Bu nedenle iki kişinin aynı sayıda lazer seansı yaptırması birebir aynı sonucu alacağı anlamına gelmez.
İnsanların cilt tonu, kıl kalınlığı, kıl rengi, tüy yoğunluğu ve büyüme hızı birbirinden farklıdır. Uygulama yapılan bölgeler arasında da önemli farklılıklar bulunur.
Bu nedenle internette başka bir kişinin “Ben 30 günde bir gittim” veya “Ben 45 günde bir yaptırdım” şeklindeki deneyimini doğrudan kendi programına uygulamak doğru olmayabilir.
His Beauty gibi güzellik ve bakım hizmetlerinin sunulduğu merkezlerde kişinin cilt ve kıl özelliklerinin değerlendirilmesi, seans aralıklarının ve uygulama planının kişisel ihtiyaçlara göre oluşturulmasına yardımcı olabilir.
En sık yapılan hatalardan biri daha hızlı sonuç almak amacıyla seansları gereğinden fazla sıklaştırmaktır. Kılların büyüme döngüsü dikkate alınmadığında daha sık uygulama her zaman daha iyi sonuç sağlamaz.
Bir diğer hata, seans tarihi geldi diye tüy gelişimine bakılmadan otomatik olarak uygulamaya devam etmektir. Özellikle ilerleyen seanslarda tüylerin çıkış süresi değişebilir.
Seans aralarında ağda veya epilatör kullanmak da lazer programını etkileyebilecek yaygın hatalardan biridir.
Ayrıca randevuları sürekli geciktirerek seansları düzensiz hale getirmek yerine herhangi bir değişiklik gerektiğinde uygulama merkeziyle iletişim kurmak daha doğru olur.
Lazer epilasyonda seans aralıklarının belirlenmesinin temel nedenlerinden biri kılların farklı büyüme evrelerinde bulunmasıdır. Bütün tüyler aynı anda aktif büyüme döneminde olmadığı için tek seansta tamamının aynı şekilde hedeflenmesi mümkün olmayabilir.
Bu nedenle seansları gereğinden fazla sıklaştırmak daha hızlı sonuç alınacağını garanti etmez. Henüz yeterli kıl gelişimi oluşmadan yapılan bir seansın doğru zamanda gerçekleştirilen uygulama kadar verimli olmaması mümkündür.
Aynı şekilde seansları sürekli ve uzun süre geciktirmek yerine belirlenen programın mümkün olduğunca düzenli takip edilmesi gerekir. Seanslar ilerledikçe tüylerin çıkış süresi değişiyorsa uygulama aralıkları da yeniden değerlendirilebilir.
Kısacası lazer epilasyonda önemli olan mümkün olduğunca fazla seans yaptırmak değil, uygun seansı uygun zamanda gerçekleştirmektir. En doğru seans aralığı ise uygulama bölgesi, kişinin kıl gelişimi ve cilt özellikleri değerlendirilerek belirlenmelidir.
Reklam & İşbirliği: [email protected]