Resmi Gazete’de yayımlanan bir karara göre, bir şirket bünyesinde nakliye işleri için istihdam edilen bir işçi, işten çıkarıldı. İşçi, haklı bir sebep olmaksızın iş akdinin feshedilmesine rağmen kendisine ihbar tazminatı ödenmediğini ve fazla mesai alacaklarının bulunduğunu ileri sürerek dava açtı. Davalı şirket, işçinin madencilik faaliyetleri kapsamında nakliye işi için istihdam edildiğini ancak Enerji Piyasası Düzenleme…
Resmi Gazete’de yayımlanan bir karara göre, bir şirket bünyesinde nakliye işleri için istihdam edilen bir işçi, işten çıkarıldı. İşçi, haklı bir sebep olmaksızın iş akdinin feshedilmesine rağmen kendisine ihbar tazminatı ödenmediğini ve fazla mesai alacaklarının bulunduğunu ileri sürerek dava açtı.
Davalı şirket, işçinin madencilik faaliyetleri kapsamında nakliye işi için istihdam edildiğini ancak Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu tarafından şirketin madencilik faaliyetlerinin askıya alındığını belirtti. Bu “zorunlu neden” gerekçesiyle işçinin ihbar tazminatına hak kazanmadığını savundu. Yerel mahkeme, fazla mesai alacakları yönünden davanın kabulüne ancak ihbar tazminatı yönünden davanın reddine karar verdi.
Adalet Bakanlığı, yerel mahkeme kararını hukuka aykırı buldu ve kanun yararına temyiz isteminde bulundu. Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, ihbar tazminatı yönünden davanın reddedilmesini hatalı buldu ve sonuca etkili olmamak üzere kanun yararına bozdu. Daire, işverenin, iş sözleşmesini haklı nedenle feshedebilmesi için zorlayıcı nedenin iş yerinde değil işçinin çevresinde meydana gelmesi gerektiğini belirtti.
Sonuç olarak, dava açan işçiye ihbar tazminatı ödenmesi gerektiği ve mahkemenin aksi yönde karar vermesinin hukuka aykırı olduğu vurgulandı.
Reklam & İşbirliği: [email protected]