Türkiye ekonomisi 24 çeyrek kesintisiz büyüme serisiyle dikkat çekiyor. Bilgi ve iletişim sektörü, %58’lik büyüme ile lokomotif oldu.
Türkiye ekonomisi, küresel değişkenliklere rağmen 24 çeyrek boyunca kesintisiz büyüme sergiledi. Ekonomi, 2020’nin ikinci çeyreğindeki yüzde 10,1’lik daralmanın ardından toparlanarak pozitif büyüme trendini sürdürdü. Üretim yöntemine göre cari fiyatlarla Gayri Safi Yurt İçi Hasıla (GSYH) tahmini, yılın ikinci çeyreğinde bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 36 artarak 19 trilyon 869 milyar 747 milyon liraya ulaştı. Bu dönemde GSYH, dolar bazında 438 milyar 347 milyon dolar olarak gerçekleşti.
Türkiye ekonomisi, 2020’nin üçüncü çeyreğinden itibaren her çeyrekte bir önceki yıla göre negatif büyüme kaydetmedi. Salgın sonrası toparlanmayla 2021’in ikinci çeyreğinde yüzde 22,1’e ulaşan yıllık büyüme oranı, 2026’nın ikinci çeyreğinde yüzde 2,3’e gerilese de pozitif seyrini korudu.
Bu uzun soluklu büyüme sürecinde sektör performansları öne çıktı. Mevsim ve takvim etkisinden arındırılmış verilere göre en hızlı büyüyen sektör bilgi ve iletişim oldu. Salgın sonrası dijitalleşmenin hızlanması, telekomünikasyon, yazılım ve dijital hizmetlere olan talebi artırdı.
Bilgi ve iletişim sektörü, bahsedilen dönemde kümülatif olarak yüzde 58 büyüyerek ekonominin lokomotifi haline geldi. Sektörün ortalama yıllık büyüme hızı yüzde 9,7 ile diğer tüm sektörlerin üzerinde seyretti. Analistler, bu büyümeyi dijitalleşme, uzaktan çalışma altyapısı yatırımları, e-ticaretin yaygınlaşması ve ilgili hizmetlere olan talep artışıyla ilişkilendirdi.
Aynı dönemde tarım, ormancılık ve balıkçılık yüzde 3, inşaat yüzde 13,5 ve finans-sigorta sektörü yüzde 14’lük büyüme kaydetti. Sanayi sektörü ise yüzde 23’lük artışla genel ortalamanın biraz altında kaldı.
Büyümenin harcama yöntemiyle hesaplanan bileşenleri iç ve dış talep dinamiklerini ortaya koydu. Yerleşik hane halklarının tüketim harcamaları, yılın ikinci çeyreğinde geçen yılın aynı çeyreğine göre yüzde 3,5 arttı. Bu durum, Türk ekonomisinin 24 çeyreklik kesintisiz büyümesinde iç talep dinamiklerinin gücünü koruduğunu gösterdi.
Devletin nihai tüketim harcamaları yüzde 1,8 azalırken, gayri safi sabit sermaye oluşumu yüzde 0,6 arttı. Mal ve hizmet ihracatı yüzde 3,4, ithalatı ise yüzde 6,4 azaldı. İş gücü ödemeleri yüzde 36,7, net işletme artığı/karma gelir ise yüzde 38,7 artış gösterdi.
Reklam & İşbirliği: [email protected]